Sizden Avustralya'da yaşayan bir aborjine en az kaç kişi üzerinden ulaşılabilirsiniz? Cevabınız altıdan büyükse büyük olasılıkla yanılıyorsunuz :).
Dünyanın küçüklüğü kavramı ilk olarak 1967 yılında psikolog Stanley Milgram tarafından ortaya atılmıştır. Milgram, dünya üzerindeki herhangi iki kişinin en fazla altı bağlantı üzerinden birbirine erişebileceğini öne sürmüştür. Düşünsenize, sizden Avustralya'da yaşayan bir aborjine en fazla altı bağlantı üzerinden ulaşılabiliyor. Yani arkdadaşınızın arkadaşının arkadaşının arkadaşının... arkadaşlarından biri bir aborjin olabilir!
Henüz teori tam olarak isptalanmamış olsa da 1967'den beri halen aksi ispat edilmeye çalışılmaktadır. Sırf bu iş için açılan deneysel siteler bile var. Örneğin Kolombiya üniversitesinin küçük dünya projesi.
Üye olup denemenizi tavsiye ederim. Ben denedim. İnanmayacaksınız ama, İngilterede'ki emekli bir hemşire'ye dört bağlantı üzerinden ulaştım.
Dünyanın küçüklüğü kavramını, zayıf bağların gücü ile açıklayabiliriz: Hemşire örneğine dönersek; ben İngiltere'deki İngiliz bir meslektaşım ile bağlantı kurdum. Meslektaşım, bir doktor arkadaşına mesajımı iletti; doktor, mesajı birkaç hastaneye yönlendirdi; bu hastanelerden birindeyse mesajı iletmem gereken hemşire çalışıyordu ve böylelikle çember tamamlanmış oldu.
Son on yıl içerisinde üye miktarı bir kaç yüz bin ile ifade edilen online iş ağları üye sayılarını birkaç milyon olarak belirtmeye başlayınca; kişiler arasındaki bağlantıları sınıflandırmak ve kullanışlı hâle getirmek için daha sistematik yapılara ihtiyaç duyulmaya başlandı.
Peki nedir online iş ağı?
En basit anlamıyla iş ağı, ticari bir ilişki için bir araya gelmiş insan grupları olarak tanımlanabilir. Bu ağ, yönetici-çalışan, üretici-müşteri, hizmet sağlayan-hizmet alanlar arasında olabileceği gibi aynı sektörede çalışıp benzer ya da birbirlerini tamamlayan işler yapan iş arkadaşları ve meslektaşlar arasında da olabilir.
İş ağları ve iş ağı kurmak günümüzde o denli önem kazandı ki CEO, CFO, CMO gibi üst düzey yönetici etiketlerin yanına, yavaş yavaş CNO (Chief Networking Officer - Genel Ağ Müdürü) da eklenmeye başlandı.
Online iş ağı; yayılma ortamı olarak Internet'in seçildiği sosyal bir ağ olarak tanımlanabilir.
Kurulan her yeni ağ yeni bir fırsat anlamına gelir: Her yeni bağlantı paylaşılacak daha fazla bilgi, aradığınız çözüme daha hızlı ulaşmak; daha hızlı ve daha kârlı iş ilişkileri kurmanız demektir. Online iş ağlarını, internet ortamındaki yeni ve devrimsel bir adım olarak görebiliriz.
İlk ortaya çıktıklarında online iş ağları temelde kişilerin sanal kimlikleri ile bağlantı kurmalarını sağlayan birer ortamdılar. Günümüzdeyse online iş ağları bünyesinde kişiler sanal kimliklerinin dışına çıkarak; gruplar halinde düzenli toplantı ve etkinliklerde bulunuyorlar. Bu toplantılarda ağ üyeleri eğlenilip güzel vakit geçirmenin yanısıra sektörel gelişmeler konusunda birbirlerini bilgilendiriyior; yeni iş bağlantıları kuruyor ve kartvizit alışverişi yapıyorlar.
Bir bilgisayar ağını düşünün. Bu ağ dahilinde bilgisayarları, fax makinalarını, yazıcıları birbirine bağlayan bir yapıyı göz önüne getirebiliriz. Online iş ağları da buna benzer. Tek bir farkla; ağın uç noktalarında makinalar değil insanlar bulunur. Kişiler bilgisayarları ve mobil terminalleri aracılığıyla online iş ağı hizmeti veren bir web sitesine bağlanır ve kendileri gibi diğer iş ağı kullanıcıları ile etkileşim içerisinde bulunurlar.
Diyelim bir online iş ağına üyesiniz ve bu ağdaki bağlantılarınızı olabilecek en etkin şekilde kullanıyorsunuz. Yani içinde bulunduğunuz ağ üzerindeki birinci dereceden bağlantılarınıza, bağlantılarınızın bağlantılarına, ve bağlantılarınızın bağlantılarının bağlantılarına rahatlıkla erişebiliyorsunuz. Ve farz edin şu an İstanbul'da son teknoloji bir enerji sistemi üzerinde çalışıyorsunuz. Online iş ağınızdaki bağlantılarınız üzerinden Ağrı'da yaşayan, bilgi ve deneyimi projenizle doğrudan örtüşen başka bir mühendise ulaşabilirsiniz. Dikkat ederseniz, geleneksel yollarla o kadar da kolay başaramayacağınız bir iş ilişkisinden bahsediyoruz.
Bunun tam tersi de olabilir: Bir işte çalışıyor olup, aktif olarak iş aramamanıza rağmen, hayallerinizi süsleyen bir firmanın üst düzey yöneticisi size arkadaşınızın arkadaşının arkadaşı üzerinden ulaşıp, geri çeviremeyeceğiniz bir iş teklifi yapabilir.
Size iş teklifi yapan kimse, kendi bağlantısının bağlantıları üzerinden size ulaşmıştır. Ortada bir güven ilişkisi olduğundan aranızdaki etkileşim geleneksel bir iş görüşmesinden farklı olacaktır. İkinizin arasında halihazırda kurulu bir güven çemberi bulunduğu için, iş görüşmeniz çok daha olumlu geçecektir. "Güven çemberi" konusuna birazdan değineceğiz.
Bir tarlanın sadece belirli bir bölgesine bol miktarda tohum ekerseniz verimli bir mahsul alamazsınız. Fakat aynı miktarda tohumu tarlanın geneline dağınık olarak yayarsanız çok daha verimli bir sonuç elde edersiniz. Benzer şekilde, aynı ilgi alanlarına sahip bir grup birey; zaten birbirlerine çok yakın bilgi birikimi ve fırsatlara sahip oldukları için birbirleri için fazla değer üretemezler. Eğer kişi farklı ilgi alanlarındaki gruplar ile bağlantı içinde olursa daha geniş bir bilgi ve fırsat kümesine erişeceği için daha kazançlı çıkacaktır.
Sosyal sermaye; online iş ağındaki bireylerin birbiri ile işbirliği ve yardımlaşma içinde olma derecesidir. Karşılıklı güvene dayalı bu paylaşımda amaç her iki tarafın da karşılıklı fayda görmesidir. Başka bir deyişle sosyal sermaye; iş ağı üyelerinin birbiri için faydalı işler yapma eğilimlerinin toplamıdır.
Bir iş ağı ne kadar genişlerse, yani toplumun genelini ne kadar yansıtırsa; ağın sosyal sermayesi de o kadar artacaktır. Sosyal sermaye iş ağının ne kadar değerli olduğunu ve ağa katılan üyelerin kazanacağı faydayı gösterir.
Farklı bir açıdan bakarsak bir iş ağının sosyal sermayesi arttıkça o iş ağında demokratik ve faydacı bir ortamın oluştuğunu söyleyebiliriz. Karşılıklı anlayış, üyelerin farklı görüşlerine saygı, paylaşım ve demokrasi bir iş ağının varlığını sürdürmesi için vazgeçilmez değerlerdir.
Online iş ağlarının sağladığı değerini görünür ve görünmez olarak ikiye ayırabiliriz:
İş ilişkileri, iş bağları, ağ üzerinden yapılan antlaşmaları, ortaklıklar, ağ üzerinden sunulan ürün ve hizmetler online iş ağının sağladığı elle tutulur, gözle görülür değerdir.
Görünür değerden daha da önemlisi; online iş ağlarının sunduğu görünmez değerdir. Ağ üzerinden benzer iş alanlarında çalışan, ortak ilgi alanlarına sahip kimseler bilgi ve deneyimlerini paylaşırlar. Paylaşılan bilgi ve deneyim ağ içerisinde oluşan güven ortamının da yardımıyla normal hayatta paylaşılmayan stratejik öneme sahip bilgiler, proje fikirleri bile olabilir.
Örneğin bir üyenin ürününü pazarlamak için çarpıcı bir fikre, etkileyici bir kampanyaya ihtiyacı vardır. Pazarlama alanında uzmanlaşmış iş ağı üyeleri bu kimseye karşılık beklemeksizin kampanya konusunda fikir görüşlerinin sunabilir; ürünün pazarda nasıl konumlandırılması gerektiği konusunda yardımcı olabilirler.
Başarılı bir online iş ağı, kişsel bağlantılar üzerinden bilgi ve görüş paylaşımını gerektirir. Online iş ağlarını genişletmek isteyenler ancak ve ancak iş ağının geneline olumlu yönde katkıda bulundukları oranda kendi ağlarını genişletebilirler.

Geleneksel usta-çırak ilişkisinin aksine online iş ağlarından bilgi ağın geneli üzerinde yayılır. Bu da istenilen bilgiye, konusunda bilgili ve yetkin bir uzmana çok daha hızlı bir şekilde erişilmesi demektir.
İş ağının görünmez değeri, en az elle tutulur değeri kadar önemlidir. Tüm ağ üyelerinin avantajı için ağ içerisinde herkes bilgi ve deneyimini paylaşılır. Böylelikle ağ üyeleri arası etkileşim arttırılarak, verimli bir paylaşım ve yardımlaşma ortamının yanısıra değerli iş bağlantıları da sağlanır.
Kişi, bilgi ve deneyimini karşılık beklemeksizin ağ üyeleriyle paylaşırsa; diğer ağ üyeleri ile yardımlaşırsa ve görüş alış verişinde bulunursa; farkında olmadan iş ağını ve bağlantılarını genişleterek ortaya koyduğu emeğin karşılığını fazlasıyla alacaktır.
Tam tersi bir durumda yani salt kendi menfaatini gözeterek sadece bağlantı kurmak amaçlı, bencil ve bireysel davranırsa; ya ağ tarafından dışlanacaktır, ya da online iş ağında aradığını bulamadığı için kendi isteğiyle ağdan ayrılacaktır.
Kısaca, üyesi olduğunuz online iş ağına katkıda bulunduğunuz ölçüde değeriniz artar.
Gördüğümüz gibi online iş ağları, karmaşıklaşan iş hayatımızda giderek vazgeçilmez bir gereklilik olarak yerlerini alıyorlar. Peki insanlar niçin online bir iş ağı kurar?
Tüm bunların yanısıra kişiler dünyalarını genişletip, çevreleri üzerindeki etkilerini arttırmak ve sosyal hayatlarını geliştirmek için de online iş ağlarına başvururular.
Bir kişinin online iş ağında varlığını üç aşamada inceleyebiliriz:
Birey daha iş ağına yeni üye olmuştur. Ağdaki aktif kimseleri tanımaya çalışır; iş bağlantıları kurmak ve ağını genişletmek için kullanabileceği araçları inceler. Eğer iş ağı aynı zamanda kariyer ve iş bulma hizmeti sağlıyorsa CV hazırlar ve sisteme yükler.
Bu aşamada bireyin genellikle bağlantı kurmak amacılya bilgi derlediğini söyleyebiliriz.
Birey eğer ağın kendisine bir değer kattığına inanırsa yakın çevresini, ailesini ve arkadaşlarını iş ağına davet ederek yavaş yavaş kendi ağını kurmaya başlar. Daha sonra okul arkadaşları ile bağlantıya geçecek, bundan sonra da iş ağının arama fonksiyonundan yararlanarak kendisiyle benzer sektörlerde çalışan meslektaşları ile ve kendisiyle benzer ilgi alanına sahip profesyonelerle bağlantıya geçecektir.
Bu aşamada kişi pasif çabaları ile iş ağının o kadar da genişlemediğini fark etmeye başlayacaktır. Bu durumu farkeden kişi; sektörel tartışmalara katılacak; bilgi ve görüş paylaşımında bulunacak, iş ağı dahilinde düzenli olarak yapılan toplantılara, eğitimlere ve sosyal faaliyetlere katılacaktır. Hatta bunlarla da yetinmeyip zaman içinde ağ üyelerinin yararına sunumlar yapacak, makaleler yayınlayacak, belki ilgi alanı dahilinde bir blog başlatacak ve bu blogdaki gelişmeleri düzenli olarak ağ üyeleri ile paylaşacak, iş ilişkisi kurabileceğine inandığı ağ üyelerinden toplantı ve görüşme talebinde bulunacak kısaca ağın pasif izleyici olmaktan çıkarak ağın aktif olarak değer katan tümleşik bir parçası haline gelecektir.
Yeni bir iş arıyorsanız, iş bağlantılarınızı geliştirmek istiyorsanız, ya da sadece kendi alanınızda yetkin meslektaşlarınızla bilgi ve deneyim alışverişinde bulunmak istiyorsanız mutlaka online iş ağlarından yararlanmalısınız.
Online iş ağlarının temelini
Ne bildiğin değil, kimi tanıdığın önemlidir.
sözüyle özetleyebiliriz.
İş ağına üye olduğunuzda ilk yapacağınız iş profil bilginizi oluşturmaktır. Profil bilginiz, bağlantı olarak eklediğiniz ağ üyeleri ile paylaştığınız kariyer ve erişim bilgilerinizin toplamıdır.
Daha sonra tanıdıklarınıza ve arkadaşlarınıza iş ağına katılmaları için davetiye gönderirsiniz. Davetiyenizi kabul eden her kişi, sizin kişsel ağınızın bir parçası ve sizin birinci dereceden bağlantınızdır.
Bağlantılarınız da kendi bağlantılarını iş ağına katılmak üzere ikna edecekleri için iş ağınız üssel olarak hızlı bir şekilde genişleyecektir. Bu hızla genişleyen kişisel ağınızla birlikte aradığınız niteliklerde bir iş bağlantısına erişme şansınız da giderek yükselir.
En basitinden, üyesi olduğunuz online iş ağında, profesyonel kimliğinize ve ilgi alanlarınıza göre bağlantılarınız ve ağın diğer üyeleri arasında dilediğiniz gibi gezinebilir, mesajlaşabilir, görüş alışverişinde bulunabilirsiniz.
İş ağınıza herkesi davet edebilirsiniz tabii ki. Ama genellikle iş ağınıza tanıdığınız ve güvendiğiniz kimseleri davet edersiniz. Dolayısıyla birinci derceden bağlantılarınız sizin arkadaşlarınızdan oluşur. Benzer şekilde bağlantılarınız da kendi arkadaşlarını davet edecektir. Yani ikinci derececeden bağlantılarınız arkadaşlarınızın arkadaşlarıdır... Bu böyle devam eder. Bu durum, kendi iş ağınız dahilinde bir güven çemberi oluşturmanızı sağlar.
Şüphesiz başlatabilirsiniz. En basitinden bir blog, ya da bir wiki başlatır ve iş ilişkisi kurabileceğiniz herkesi buraya davet edersiniz. Ancak kendi içinizde kurduğunuz mikro ağın değeri (sosyal sermayesi) küçük olacaktır.
Onun yerine halihazırda kurulmuş; büyümekte olan bir online iş ağına üye olup, yukarıda kurmaya çalıştığınız mikro grubu üye olacağınız bu ağın içerisinde birinci dereceden bağlantılarınız olarak konumlandırırsanız; üye olduğunuz iş ağının değerini arttırırsınız. Tek başınıza bağımsız bir ağ oluşturarak tekerleği yeniden icat etmekle üreteceğiniz değerin çok ötesinde bir sosyal sermaye elde etmiş olursunuz.
Ne kadar geniş bir bütünün parçası iseniz, o kadar değerli bir ağınız var demektir.
Türkiye pazarında, şu an için (2006 Temmuz), online iş ağı olarak cember.net tek temsilci ve lider konumdadır. Cember'in benzeri yabancı alternatiflerinden (ikarma, linked-in, openbc) en önemli farkı, sanal ortamdaki iş ağı oluşturma faaliyetlerini sık sık sosyal etkinliklerle desteklemesidir. Örneğin, her ay cember.net bilişim forumu üyeleri belirledikleri bir noktada toplanıp sektörel yenilikleri, sektördeki sorunları tartışır, bilgi ve deneyim paylaşımında bulunurlar.
Bunların yanısıra cember, üyelerinin birbirlerine hangi bağlantılar üzerinden eriştiklerini grafiksel olarak göstererek "küçük dünya" kavramını da gözlemleme olanağı da sağlamaktadır.
Cember'in şu an yüz bine yakın ve üssel olarak artmaya devam eden bir üye topluluğu bulunuyor.
Online iş ağları, iş hayatınızın vazgeçilmez bir parçası olmayı hak edecek derecede önemli. Bu tartışılamaz. Ancak online iş ağlarının da şu anki yapısı gereği eksikleri ve sorunları var:
İş ağının üyeleri, iş ağı tarafından toplanılan profil bilgilerinin nasıl kullanılacağı; verdikleri kişisel bilgilerin, ağ dahilindeki yazışmalarının, forum tartışmalarının ve üretilen diğer içeriğin ne amaçla kullanılacağı konusunda endişe duyabilirler.
Bazı iş ağlarında eğer kişi isminizi ya da rumuzunuzu biliyorsa sizinle doğrudan bağlantı sahibi olmasa bile sizin bilgilerinize erişebilir. En azından üye olmayan bir kimse üye olup olmadığınızı kontrol edebilir.
İş ağının kurucularının, gizlilik politikasında ellerindeki veriyi ne şartlarda ve nasıl kullanacaklarını olabildiğince açık bir şekilde belirtmeleri gerekir.
Gizlilik korkusu genç nüfüs için o kadar sorun olmasa da, belirli bir yaş ortalamasının üzerindeki ağ üyeleri iş ağına verdikleri bilgilerin "gözü dönmüş hackerlar" tarafından çalınacağını düşündükleri için ağa katılırken ve paylaşımda bulunurken çekinebilirler.
İş ağlarında ne kadar değerli olduğunuzun bir ölçütü bağlantı sayınızın fazlalığıdır. Bir kişinin ne kadar çok birinci dereceden bağlantısı varsa, o kişi o kadar değerlidir. Bu durum, çoğu insanın ortak ilgi alanı olsun olmasın pek çok insanla bağlantı kurmaya çalışmasına neden olur. Küçük çocukların, üzerinde araba/futbolcu/çizgi film kahramanı resimleri olan oyun kartlarını biriktirmeleri gibi; bu kişiler de kendilerine olan göreli değerlerine bakmaksızın delicesine bağlantı biriktirirler.
Halbuki bir kişinin çok bağlantısı olması, bağlantılarının değerli olması anlamına gelmez.
Bu durumu çözümlemek amacıyla ağ üyesi için farklı ve öznel bir değerlendirme sistemi getirmek gerekir. Ağ üyesi, ağa ne kadar çok katkıda bulunuyorsa, ağ içerisinde ne kadar fazla paylaşımda bulunuyorsa, başkalarının sorunlarına ne kadar çok çözüm öneriyorsa o kadar değerli olmalıdır.
Gerçek hayatınızı düşünün. En iyi arkadaşınızı belki çocukluğunuzdan beri tanıyorsunuz. Yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmemiş. Ve diyelim şu an benzer iş sektörlerinde çalışıyorsunuz. Ofise yeni katılmış başka bir iş arkadaşınız ise çok zeki bir insana benziyor ve çalışmalarını takdir ediyorsunuz. Fakat daha önce hiç tanışmamışsınız.
İş ağı açısından bakarsanız her iki kişi de ya sizin bağlantınızdır, ya da değildir. Yani bağlantılarınızı derecelendiremezsiniz. Bir kişiyi bağlantı olarak eklediğiniz anda sistem ikiniz arasında sanal ve yapay bir ilişki oluşturur.
Ya da tam tersini düşünelim: En iyi arkadaşınızı bağlantı olarak eklediniz. Ama profesyonel anlamda hiç de iyi değil. İşini yüzüne gözüne bulaştırıyor. Bağlantınızı arkadaşınızın sosyal hayatına ve insani ilişkilerine göre mi, yoksa iş hayatındaki başarısına göre mi ekleyeceksiniz? Her iki faktörün da bağlantınızın değerini belirli oranda etkilemesini beklemez misiniz?
Görüldüğü gibi bir iş ağında her şey ya vardır ya yoktur, Ya 1'dir ya 0. Ya siyahtır ya beyaz.
Araya griler katmanın tek yolu, iş ağı üyelerinin sanal maskelerini bir kenarı bırakıp, gerçek hayatta da bir araya gelip birbirlerini gerçek anlamda tanımalarından geçer.
İş ağlarındaki sorunlardan biri de mesajlaşma ve iletişim sürecindeki kopukluklar nedeniyle yanlış anlaşılmaların ve gecikmelerin olmasıdır.
İş ağlarınında iletişim süreksizliğinden dolayı oluşan bu eksiklik, ağa doğrudan iletişim ve paylaşım araçları entegre edilerek ortadan kaldırılabilir:
Web tabanlı iş ağlarına
eklenerek üyelerin daha aktif ve gerçek zamanlı bağlantı içerisinde olmaları sağlanırsa; internet ortamının süreksizliğinden dolayı oluşacak iletişim sorunları en aza indirgenmiş olur.
Geçmişe doğru bir yolculuk yaparsak; internet aracılığıyla online haberleşmenin en fazla otuz senelik bir mazisi var. Bilgisayarlar arası ilk mesajlaşma 1960larda gerçekleştirildi. E-posta, forumlar, dosya paylaşımı ve chat uygulamaları ise bu tarihten çok daha ileri zamanlarda hayata geçtiler.
Internet üzerinden iletişim fikri ilk ortaya atıldığı zamanlar eminim mühendisler ileride bir gün milyonlarca insanı birbirine bağlayabileklerini hayal ediyorlardı. Ama o dönemde, milyonlarca, hatta milyarlarca kişinin internet aracılığıyla sosyal etkileşimde bulunup, konuşup, tanışıp, dosya paylaşıp haberleşeceğini, internet üzerinde arkadaşlıklar kurulabileceğini, internet aracılığıyla ticaret yapılabileceğini hayal edebilmeleri gerçekten de çok güç.
İş ilişkilerimize bu kadar sanallık eklemenin, olayları gereğinden fazla soyutlamak oldğunu düşünebilirsiniz. Ancak eğer online iş ağları üyelerine bir fayda katmıyor olsaydılar, dünya üzerinde üye sayısı milyonlara ulaşan online iş ağlarının varlığı da yersiz olurdu.
Volkan Özçelik | volkanozcelik.com | volkan@sarmal.com
Volkan, kendi projelerini geliştirmek amacıyla Nisan 2006'da tam zamanlı uzman görevinden istifa eden bir yazılım mühendisidir. Mayıs 1979'da Ankara'da doğdu. 2003 yılında Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden İletişim Mühendisi olarak mezun oldu. 2006 yılında Doğuş Üniversitesi İş Yönetimi İngilizce Yüksek Lisans Programı'nı (MBA) tamamladı. Volkan bu aralar en çok yeni içerik yönetim sistemlerini, dinamik web uygulamalarını, güncel web standartlarını ve değişen internet eğilimlerini (web2.0) takip ediyor. Özel ilgi alanları arasında sosyal ağlar, web trendleri, internet pazarlaması ve folksonomi bulunuyor.
Sürüm: 1.0.0
Son güncelleme: 2006.07.12
XHTML 1.1 |
CSS 2 |
WAI-AA (WCAG 1.0) |
2006 ©
Volkan Özçelik |
bazı hakları saklıdır.